Birinci: Test mərhələsindəki VANRY, əslində “ciddi qarşılanmamalıdır”.
Əgər siz sistemin qurulması mərhələsinin başlanğıcında VANRY-ə baxsanız, o, demək olar ki, qiymətləndirilə bilməz. Çünki bu mərhələdə onun meydana çıxma tərzi, özü də “əsas dəyişən” kimi qiymətləndirilməyəcəyini müəyyən edir. Test etmək, sınaqdan keçirmək, stabilliyi yoxlamaq, interfeysin istifadəyə yararlılığını təsdiqləmək, bu davranışların arxasında duran məntiq yalnız bir dənədir - əvvəlcə onun işləyib-işləmədiyini görmək. Bu mərhələdə VANRY-nin rolu daha çox “lazımlı, lakin əvəz edilə bilən xərclər” kimidir, o mövcuddur, lakin əhəmiyyətsizdir. Komanda sistemin səhv verib-vermədiyinə, çağırmaların nə qədər rahat olduğuna, ardıcıl işləmə zamanı nəzarətolunmaz problemlərin ortaya çıxıb-çıxmadığına diqqət yetirir, yoxsa hesablaşma özü ilə deyil. Bu da səbəbdəndir ki, bir çox insan bu mərhələdə yanlış təsəvvürlər yaradır: VANRY yalnız keçici bir istehlak məhsulu kimi görünür, heç bir yapışqanlığı yoxdur. Lakin əgər siz sistemin necə tətbiq olunduğunu həqiqətən başa düşsəniz, bu “göz ardı edilmə”nin əslində bütün infrastrukturun əsas prosesə girməzdən əvvəl keçdiyi zəruri mərhələ olduğunu biləcəksiniz.
İkincisi: Bir kez sistem stabil çalışmaya başladığında, maliyet artık 'tüketim' değil, 'kısıtlama' haline gelir.
Test geçildiğinde, sistem sürekli çalışma aşamasına geçtiğinde, çok kritik ama göze çarpmayan bir değişiklik olur: VANRY 'kullanılıp kullanılamayacağı'ndan, 'ne kadar kullanılacağı, nasıl kontrol edileceği'ne geçer. Bu noktada, hesaplama artık sadece bir dizi dağınık tüketim değil, genel çalışma mantığına dahil edilmeye başlanır. Ekip artık tek bir çağrının maliyetini umursamaz, bir ay içinde kaç kez olacağını ve bir yıl içinde ne kadar ölçek elde edileceğini dikkate alır. İşte bu aşamada, sabit, öngörülebilir maliyetler gerçek değerlerini göstermeye başlar. Sistem için belirsizlik bir deneyim sorunu değil, bir risk sorunudur. Eğer bir maliyet kalemi önceden hesaplanamazsa, kurallara yazılamaz. Ve bu aşamada, VANRY ‘kural içi maliyet’ rolünü üstlenmeye başlar. Artık rastgele tüketilen bir birim değil, ciddiye alınması gereken bir değişkendir.
Üçüncü: 'Ne kadar kullanıyorsan o kadar' dan 'önce bütçeyi belirle' ye.
Gerçek dönüm noktası, üçüncü aşamada ortaya çıkar. Bu aşamada, sistem artık bir deneme ürünü değil, gerçek görevler üstlenen bir altyapıdır. AI Agent daha yüksek yetkilerle donatılmaya başlar, otomatik süreçler daha fazla tekrarlayan işi devralır, çağrı sıklığı artık tesadüfi değil, sürekli hale gelir. Bu noktada, ekip içindeki dil değişir: Artık 'bu çağrı ne kadar sürdü' tartışmazlar, 'bu çeyrekte bütçe nasıl dağıtılmalı' tartışmaya başlarlar. Bütçe aşamasına geçildiğinde, VANRY’nin doğası köklü bir değişim geçirir. Artık bir harcama değildir, bir kaynak tahsisidir. Artık pasif bir tüketim değil, aktif bir planlama haline gelir. VANRY bütçe cetveline yazıldığında, kolayca değiştirilemez hale gelir çünkü değiştirilen tek bir çağrı değil, düzgün bir şekilde işletilen bir süreç setidir.
Dördüncü: Neden 'sabit bütçe' en zor değiştirilebilecek talep biçimidir.
Birçok insan 'bütçe' kelimesinin ağırlığını hafife alıyor. Sistem dünyasında bütçe, kesinlik, sorumluluk ve istikrarlı beklenti anlamına gelir. Bir altyapı sabit bir bütçeye alındığında, bu üç gerçek sonucu ifade eder: Birincisi, istikrar doğrulamasını geçmiştir; ikincisi, mevcut koşullarda vazgeçilmez olarak kabul edilmiştir; üçüncüsü, değiştirme maliyeti, kullanılmaya devam etmekten çok daha yüksektir. İşte bu aşamada, VANRY’nin talebi güçlü bir yapışkanlık kazanmaya başlar. Bu yapışkanlık duygusal değil, süreç odaklıdır. Piyasa sıcaklığı değişse bile hemen kaybolmaz, kısa vadeli anlatılar değişse bile terk edilmez. Var olma nedeni sadece bir tanedir: Onu kullanmamak, sistemi daha karmaşık hale getirir.
Beşinci: Yatırım perspektifinden bakıldığında, gerçek dönüm noktası 'kullanımda' değil, 'bütçeleştirmede' yatar.
Eğer VANRY’nin değer serbest bırakma ritmini 'kullanım artışı' ile yakalamaya çalışıyorsanız, büyük ihtimalle yavaşlık hissedeceksiniz. Ama farklı bir bakış açısıyla, kaç sistemde 'bütçeleştirildiğini' gözlemlemeye başlarsanız, tamamen farklı bir manzara ile karşılaşırsınız. Test aşamasında sürekli hata yapabilirken, çalışma aşamasında optimizasyon ve değiştirme yapabilirsiniz ama bütçe aşaması genellikle uzun vadeli bağlılık anlamına gelir. Tam da bu yüzden, VANRY’nin gerçek dönüm noktası, ilk kez kullanılmasında değil, ilk kez sabit bütçeye yazılmasındadır. Bu an gerçekleştiğinde, piyasa hala tepki vermemiş olabilir ama sistem zaten bir seçim yapmıştır.
Altıncı: Neden bu yol, doğal olarak kısa vadeli duygular üretmek için uygun değildir.
Son olarak, belki pek hoş karşılanmayacak ama son derece gerçekçi bir yargı söyleyeyim. VANRY’nin test maliyetinden sabit bütçeye yönelen bu yolu, doğal olarak 'patlama hikayesi' olarak paketlenmeye uygun değildir. Aniden bir kullanıcı akını yoktur, bir gecede gösterge sıçraması da yoktur. Onun büyümesi, daha çok arka plan günlüklerindeki değişikliklere benzer, ön yüz sayfalarının yenilenmesi yerine. Ama tam da bu yüzden, gerçek dünyadaki altyapı değerinin oluşum şekline daha yakındır. Bunu göz ardı etmeyi seçebilirsiniz, ya da sabırsızlık gösterebilirsiniz ama sistem çalıştığı sürece, bütçe uygulandığı sürece, VANRY’nin rolü giderek daha zor değiştirilebilir hale gelecektir.
Açıklamak istediğim esas sadece bir cümle:
VANRY 'ne kadar kullanıyorsan o kadar'dan 'önce bütçeyi belirle' aşamasına geldiğinde, en kritik ve en gizli kimlik dönüşümünü gerçekleştirmiştir.

